Borsa'da Ralliyi bitirecek 7 Risk Unsuru

Borsa'da Ralliyi bitirecek  7 Risk Unsuru
S&P 500 endeksi salı günü bu yılın 53. rekor kapanışını gerçekleştirdi. Ancak DataTrek’e göre tarihi borsa rallisini bitirecek 7 risk var.

Borsalar bu yıl yaz aylarında tarihi bir ralli yaşadı. S&P 500 endeksi salı günü bu yılın 53. rekor kapanışını gerçekleştirdi. S&P 500 yıl başından bu yana yaklaşık %20 yükseliş gösterdi ve ağustos ayının sezonsal zayıflığı yaşanmadı. Geçmişe bakıldığında düşük performans beklentilerini gündeme getiren eylül ayına da güçlü bir başlangıç yapıldı. Ancak borsa rallisinin sona ermesine neden olacak birçok risk var. DataTrek Kurucusu Nicholas Colas, “hisse piyasaları, mükemmel olmayan bir dünyada mükemmelliği fiyatlıyor” dedi. DataTrek’e göre borsalardaki rallinin yılın devamında sürmemesine neden olacak yedi risk faktörü var.

1. Eylül ayının zayıf performansı

1928 yılından bu yana eylül ayında borsalarda yükselişlerden daha fazla sayıda düşüş görüldü. Eylül ayının ortalama getirisi ise -%1. Geçmişteki veriler de eylül ayına dair ‘özel’ bir durum olduğunu gösteriyor. Ancak eksi %1’lik bir düşüş endişeli olmaktan ziyade temkinli olmayı gerektiriyor.

2. Tüketici güvenini sarsan jeopolitik bir gelişme

İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan büyük olaylar 9 Eylül ve Körfez Savaşı. Şimdilerde ise Çin ve Tayvan arasındaki gerilim ile Afganistan’ın kontrolünün Taliban’a geçmiş olması gündemde. Çin-Tayvan geriliminin piyasalarda düşüşe neden olma ihtimali düşük olsa da, Afganistan’da yaşanan gelişmeler ABD borsaları için oldukça yüksek risk oluşturuyor.

3. Petrol şoku

1973 yılındaki Suudi petrol ambargosu ve 1979 yılında gerçekleşen İran devrimi gibi örnekler herkesin hafızasında. Aynı zamanda 1990-1991 yıllarında gerçekleşen Körfez Savaşları da etkili oldu. 2008 yılında ise petrol fiyatları varil başına 140 dolara çıktı. Bunların her birinde petrol fiyatları sert yükseliş gösterdiği için ihtiyari harcamalar üzerinde olumsuz etki yarattı. Bu nedenle petrol şokları son 50 yılda diğer birçok gelişmeden daha fazla resesyona neden oldu.

4. Delta ve diğer korona virüs varyantlarıyla karantinaların geri gelmesi

ABD ve Avrupa’nın mevcut vaka sayıları yükseliş trendinde ancak sonbahar ve kış aylarında geçtiğimiz yıl olduğu gibi daha sert yükselişler görülebilir. Aşılama oranları bölgeler ve ülkeler arasında farklılık gösterdiği için, virüsün yayılımı halihazırda bir risk faktörü olmaya devam ediyor.

5. Üçüncü çeyrek bilanço sezonunun anlamlı bir yükseliş göstermemesi

borsagundem.com'un derlediği bilgilere göre Wall Street’in 2020 yılı için bilanço beklentileri yıl başından bu yana %20 artış gösterdi. S&P 500 ise yıl başından bu yana %20 arttı. Ancak üçüncü çeyrek bilançoları beklentileri karşılamadığı takdirde bu durum borsalara olumsuz yansıyacak.

6. Washington’ın politikaları

Ters gidebilecek birçok şey var. ABD Başkanı Joe Biden, ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin dolmasının ardından tartışma yaratacak bir ismi gündeme getirebilir. ABD’nin borç tavanı tartışmaları da alevlendiği takdirde, siyasi gerilim borsaları olumsuz etkileyecek. Aynı zamanda FED’in politikalarındaki değişimler ve faiz oranlarındaki gelişmeler de piyasalar tarafından yakından izleniyor.

7. Çin ekonomisinin yavaşlaması

DataTrek yakın zamanda Çin’in önde gelen şehirlerindeki hava kirliliğinin düştüğünü gözler önüne seren bir araştırma yayınladı. Bu araştırmanın sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, Çin’deki ekonomik büyümenin yavaşlamış olması şaşırtıcı olmadı. Dahası ülkenin yetkilileri büyük teknoloji şirketleri üzerindeki baskılarını artırıyor.

0 Yorum

YORUM EKLE