Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milli elektrikli lokomotifimizin üretimine başlıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milli elektrikli lokomotifimizin üretimine başlıyoruz

Erdoğan, ülkeyi uzun yıllarca havacılık sektöründe temsil eden Atatürk Havalimanı'nın ulaştırma sektörünün en kapsamlı ve en önemli uluslararası organizasyonuna ev sahipliği yaptığını, dünyanın en büyük teknoloji festivali TEKNOFEST'in de gerçekleştiği havalimanının bundan sonra ulusal ve uluslararası ölçekteki fuar, etkinlik ve yarışmalara ev sahipliği yapmayı sürdüreceğini kaydetti.

Bundan 12 yıl önce 2009'da yapılan 10. Ulaştırma Şurası'nın hedef 2023 diyerek gerçekleştirildiğini, bugün 2023'ün eşiğinde tekrar ulaştırma ve haberleşme sektörlerinin mevcut durumunun ve geleceğinin konuşulduğunu dile getiren Erdoğan, "Kalkınmanın temel altyapısı olan bu yatırımlar konusunda nereden nereye geldiğimize baktığımızda gerçekten çok büyük mesafe kat ettiğimizi görüyoruz. Dün bir vizyon, bir hedef olarak ifade ettiğimiz başlıkların çoğu bugün tamamlanmış projeler olarak önümüzde duruyor." dedi.

Bunların bir kısmını ana hatlarıyla paylaşacağını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Dikkat çekmek istediğim husus şudur. Şu anda karşımızda duran fotoğrafta tamamlanan projeler yanında bundan sonrası için yapmamız gereken işleri, eksiklerimizi, gelişen ve değişen dünyanın ortaya çıkardığı yeni ihtiyaçları da görüyoruz. Özellikle salgın ve iklim değişikliği gibi son dönemde ağır sonuçlarıyla daha sık yüzleşmeye başladığımız küresel krizler kendi gerçeklerini dayatmaktadır. Bu durum diğer alanlarla birlikte ulaştırma ve haberleşme sektörlerinde de ciddi değişimlere, yeni yönelimlere sebep olmaktadır. Esasen yaşadığımız sürecin tarihi arka planı da bize aynı gerçeği işaret ediyor."

"Ortak bilinç harekete geçirilmezse insanlığı kaos dönemi bekliyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlık tarihi boyunca önemli değişimlerin hemen hepsinin gerisinde, iklim değişikliklerinden yeni ulaşım alternatiflerinin ortaya çıkmasına kadar bugün tekrar tartışılmaya başlanan gelişmeler bulunduğunu ifade ederek, meseleye bu açıdan bakıldığında dünyanın yeni ve gerçekten köklü değişimin eşiğinde olduğunu gördüklerini anlattı.

Şayet bu süreci ülkeler ve toplumlar olarak doğru okur, üzerlerine düşen sorumlulukları adil bir şekilde yerine getirirlerse insanlığın ortak geleceği adına hayırlı bir iş yapmış olacaklarını belirten Erdoğan, eğer bu ortak bilinci harekete geçiremezlerse insanlığı yeni sancılı ve ağır maliyetli bir kaos döneminin beklediğinin de açık olduğunu kaydetti.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye tarih boyunca tüm büyük değişimlerin yaşandığı coğrafyada yer alan bir ülke olarak önümüzdeki yeni sürecin de öncülüğünü yürütme sorumluluğuyla karşı karşıyadır. Bilindiği gibi kadim medeniyetleri besleyen Uzak Doğu'yu batıya bağlayan Baharat Yolu ve Çin'den Akdeniz'e uzanan İpek Yolu gibi önemli önemli ticaret hatları hep bu coğrafyadan geçiyordu. Her ne kadar sanayi devrimiyle birlikte başlayan bu sürecin nispeten dışında kalmış olsak da coğrafyamız jeostratejik önemini hiçbir zaman kaybetmedi. Bugün üretimden lojistiğe her alanda yeniden merkez olma konumunu güçlendiren bu güzel coğrafyanın sakinleri olarak insanlığa sunacağımız katkıları artırmak için biz hazırız. Kendimizle birlikte tüm dostlarımızı ve kardeşlerimizi de bu büyük atılımda birlikte olmaya, birlikte hareket etmeye davet ediyoruz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 yılda kurulan güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısının, yeniden inşa sürecine giren küresel yönetim ve ekonomi sisteminde hedefledikleri yere varma konusunda kendilerine büyük avantaj sağladığını dile getirerek, salgın döneminde bu fiziki altyapının, insan gücünün öneminin ve başarısının sağlık hizmetlerinde görüldüğünü kaydetti.

Erdoğan, şimdi üretim ve lojistik konusunda aynı tabloyla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Hamdolsun bu alandaki altyapımız da oldukça güçlüdür. Hem mevcut altyapımızı en verimli şekilde kullanarak hem yeni yatırımlarla bunu daha da geliştirerek önümüzdeki fırsatları değerlendirmekte kararlıyız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Neredeyse hiçbir geliştirme ve ilave yapılmadan teslim aldığımız 12 bin 803 kilometre demiryolu ağımızı baştan sona tamamen yeniledik." diye konuştu.

Erdoğan, kara yolu yatırımları sayesinde ülkedeki taşıt hareketliliği yüzde 170 arttığını, kazalarda ise yüzde 80 azalış olduğunu bildirdi.

Erdoğan, bu güzel gelişmeleri demir yolu endüstrisinde yaptıkları yatırımlarla bir adım daha öteye taşıdıklarını vurgulayarak, "Raylı sistem araçları üreten firmalarımızı tek bir çatı altında toplayarak önemli bir atılım yaptık. Milli elektrikli tren setimizi geliştirdik. Önümüzdeki yıl milli elektrikli lokomotifimizin üretimine başlıyoruz. Hızlı tren tasarımını tamamladık, prototip üretimi safhasındayız. Aynı şekilde metro, banliyö, tramvayda da üretebilecek hale gelmek üzereyiz." dedi.

Türkiye'nin en büyük atılımları yaptığı alanlardan birinin de hava yolu taşımacılığı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bulunduğu coğrafya itibarıyla doğunun ve batının, kuzeyin ve güneyin yani insan ve yük taşımacılığının en yoğun olduğu hatların merkezinde yer alan Türkiye'yi potansiyeline uygun bir hava yolu altyapısına kavuşturduk. Yurt içinde havalimanı sayımızı 26'dan 56'ya çıkardık. Halen inşası devam edenlerle havalimanı sayımız yakında 61'e ulaşacak. Yurt dışı uçuşlarımızın sayısını 50 ülke ve 60 noktadan 127 ülke ve 329 noktaya yükselttik. Yaklaşık 3 yıldır hizmette olan İstanbul Havalimanı'mız dünyanın en iyileri arasında ikinci sırada, Avrupa'da en yoğun havalimanı sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Şimdilik 90 milyon kapasiteye sahip bulunan fakat bunu 200 milyona kadar yükseltme imkanı olan İstanbul Havalimanı'mız, Türkiye'nin büyük vizyonunun sembollerinden biri haline gelmiştir. Türk Hava Yolları da dünyanın en iyi hava yolu şirketleri arasındaki yerini sürekli yükselterek zirveye oynuyor. Hava ulaşımındaki yatırımlarımız ve elde ettiğimiz başarılarla hem ülke içinde hem dünyada erişmedik yer bırakmama hedefimize büyük ölçüde yaklaştık."

Bunun yanında dünya ticaretinin yüzde 90'ını üstlenen deniz yolu ulaşımını da ihmal etmediklerini aktaran Erdoğan, Türkiye'nin dış ticareti içinde deniz yolunun payını 4 kat artırdıklarını, sadece bu yılın ilk 7 ayında deniz yolu ile yapılan dış ticaretin 158 milyar doları bulduğunu kaydetti.

Erdoğan, Filyos Limanı, Rize İyidere Lojistik Limanı, Çandarlı Limanı, Mersin Limanı'nın genişletilmesi gibi projelerle deniz yolu ulaşımının ticaretteki payını daha da artırmanın gayreti içinde olduklarını ifade etti.

Hizmete açılan Filyos Limanı'nın hızla Rusya, Balkanlar ve Ortadoğu bölgesinin ticaret trafiğinde önemli bir merkez haline gelmeye başladığını belirten Erdoğan, "Diğer projelerimizi de tamamladığımızda ülkemizin deniz yolu ticaretinden aldığı payı oldukça yükseltmiş olacağız. Tersane sektöründe ve yat imalatında da ülke olarak önemli bir yere geldik." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hiç şüphesiz deniz taşımacılığındaki en büyük projemiz, Kanal İstanbul'dur. İstanbul Boğazı'nın artık artan yük ve yolcu trafiğini taşıyamaz hale geldiği, kıyılarımızın sürekli tehdit altında olduğu gerçeği bizi böyle bir alternatif arayışına yöneltmiştir. Yaklaşık 10 yıl önce gündeme getirdiğimiz Kanal İstanbul, enine boyuna konuşulmuş, tartışılmış, gereken hazırlıkları yapılmış ve nihayet fiilen uygulanma aşamasına gelmiştir. Sazlıdere Köprüsü, Kanal İstanbul'un ilk somut adımıdır. Bunu, ihalesi ve yer teslimi yapılarak inşasına başlanan Halkalı-Kapıkule Demiryolu Köprüsü izlemiştir. Proje kapsamındaki diğer işleri de belli bir plan dahilinde bu şekilde hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Kanalın kazısına da programdaki plana göre başlayacağız."

Ulaşım projelerinin artık ayrılmaz bir parçası haline gelen haberleşme yatırımlarında çok büyük ilerlemeler sağlandığını kaydeden Erdoğan, "Kendi uydularımızı üretme ve fırlatma aşamasına gelmiş olmamız, bu alanda katettiğimiz mesafenin en somut örneğidir. Geniş bant internetten fiber hatlara, mobil aboneden operatör tarifelerine kadar iletişimin her alanında kurumlarımıza ve halkımıza verdiğimiz hizmetin standardını yükseltiyoruz. Amacımız bilişim teknolojilerinde tüketen, takip eden değil, geliştiren, yön veren, üreten konumuna geçmektir. Bunun için 5G başta olmak üzere geleceğin teknolojilerindeki millilik ve yerlilik oranlarını yükseltmenin gayreti içindeyiz." diye konuştu.



''Sitemizdeki reklamlara tıklayarak bize destek olan tüm abonelerimize teşekkürler''

-E-POSTA LİSTEMİZE KAYIT OLUN  Önce siz öğrenin,bir adım önde olun.

0 Yorum

YORUM EKLE