Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her şeyiyle milli iradenin ürünü yeni bir anayasayı ülkemize kazandırmak, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun ilk hedeflerinden biridir." dedi.

Erdoğan, Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti "Türkiye Yüzyılı" Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçen 20 yılda Türkiye'ye eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaştırmadan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda tarihi eser ve hizmetler kazandırırken, elbette gayret gösterdikleri halde hayata geçiremedikleri işlerin de olduğunu söyledi.

"Bunların başında, ülkemizi darbe anayasası ayıbından kurtararak tamamen yeni, sivil, demokrat, özgürlükçü bir anayasaya kavuşturma girişimlerimiz geliyor." diyen Erdoğan, hükümetleri döneminde pek çok anayasa değişikliğine öncülük etmelerinin, bu konuda halen süren eksikliği görmeye ve hayıflanmaya mani olmadığını belirtti.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hücrelerine kadar vesayete hizmet etmek üzere hazırlanmış 12 Eylül darbesi anayasasının raf ömrü çoktan dolmuştur. Bu doğrultuda başlattığımız girişimlerin bazıları Meclis safhasında, bazıları daha teklif aşamasında, muhalefetin destek vermemesi sebebiyle akim kalmıştır. Her şeyiyle milli iradenin ürünü yeni bir anayasayı ülkemize kazandırmak, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun ilk hedeflerinden biridir. Bu yeni anayasayı, ülkemizin huzurunu güçlendirecek, milletimizin refahını yükseltecek, hukukun üstünlüğünü, çoğulculuğu, adaleti, hakkaniyeti tahkim edecek, her bir vatandaşımızın özgürlüklerini garanti altına alacak, gençlerimizin geleceklerine umutla bakmalarını sağlayacak, özetle Türkiye Yüzyılı'na yakışacak şekilde hazırlayarak, Meclisimizin takdiri ve milletimizin onayıyla hayata geçirmekte kararlıyız."

"Anayasa değişikliği teklifi hazırladık"
Bin yıldır vatanına, bir asırdır Cumhuriyetine, 80 yıldır demokrasisine, 15 Temmuz'da da istiklaline sahip çıkmanın bedelini ödeyen milletin böyle bir anayasaya kavuşmasının en temel hakkı olduğunu, o gün gelene kadar da boş durmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başı açık veya başı örtülü tüm kızlarımızın, hanım kardeşlerimizin eğitim ve çalışma haklarını güvence altına alacak, ayrıca aile kurumumuzu sapkın akımların tehdidinden koruyacak bir anayasa değişikliği teklifi hazırladık. İnşallah önümüzdeki hafta teklifimizi Meclise sunarak, aslında tabii bir hak olan bu konunun ülkemizin gündeminden, inşallah tamamen çıkmasını sağlayacağız. Zaten ülkemizin gündeminde aslında böyle bir şey yoktu ama maalesef birileri zar zor bunu ülkemizin gündemine soktular. Madem soktunuz öyleyse biz de adımı atıyoruz. Her gayretimiz gibi bu girişimlerimizin gücünü de ülkemizde tesis ettiğimiz güvenden, huzurdan, özgürlük ve kardeşlik ikliminden alıyoruz.

Bu vesileyle Malazgirt'ten bugüne istiklalimiz ve istikbalimiz için yürüttüğümüz mücadelelerde verdiğimiz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle yad ediyorum. Halen yurt içinde ve yurt dışında görev başında olan askerimizi, polisimizi, jandarmamızı ve diğer tüm güvenlik personelimizi Rabbim korusun, esirgesin, güç ve kuvvet versin, muzaffer eylesin diyorum."

Türkiye Yüzyılı'nı, tüm bu kahramanların fedakarlıklarıyla sahip olunan güven ve huzur ikliminde yükselteceklerini belirten Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı'nı, ak saçlı büyüklerimizin, gönül coğrafyamızdaki dostlarımızın, el uzattığımız mazlumların dualarıyla yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı, evlatlarının geleceği için yüreği kıpır kıpır çarpan annelerin, babaların hayallerini hayata geçirerek yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı, gençlerimizin teknolojiden sanata, spordan çevreye kadar tüm alanlardaki beklentilerini karşılayarak yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı, milli ve manevi değerlerimiz temelinde maziden atiye kurduğumuz köprüyü, insani ve ahlaki sütunlarla tahkim ederek yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı, ülkemizi siyasi, ekonomik, teknolojik, askeri, diplomatik her alanda dünyanın en büyük 10 devleti arasına çıkartarak yükselteceğiz." değerlendirmesini yaptı.

"85 milyonun her birinin birinci sınıf vatandaşlığını güçlendirmenin sözü için bir araya geldik"
"Bugün burada, terör, şiddet ve nefret suçluları gibi istisnalar dışında, 85 milyonun her birinin birinci sınıf vatandaşlığını güçlendirmenin sözü için bir araya geldik." diyen Erdoğan, yıllarca ülkeyi kutuplaştıran, vatandaşların birliğinin, beraberliğinin, kardeşliğinin ürünü olan muhabbet iklimine zarar veren tüm tartışmaları, tüm ayrışmaları bir kenara bırakmanın ahdi için bugün bir araya gelindiğini vurguladı.

Erdoğan, "Bugün burada, Cumhuriyetimize adını veren cumhurun, yani halkımızın, siyasetin de yönetimin de ekonominin de asli öznesi olma konumunu güçlendirmenin kavli için bir araya geldik. Ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma, insanımızı hakkı olan tüm imkanlara kavuşturma irademizi teyit için bir araya geldik." dedi.



"Bir dava adamı sıfatıyla sizlerin huzurundayım"
Millete verdikleri her sözü samimiyetle yerine getirmenin gayreti içerisindeki bir kardeş, bir siyasetçi, bir yönetici olmanın gönül rahatlığıyla vatandaşların huzurunda olduğunu belirten Erdoğan, "Bugün burada, hayatının her anını ülkesine ve milletine hizmete adamış bir fert olmanın getirdiği tecrübenin verdiği güvenle sizlerin huzurundayım. Derdi sadece millet olan, hep doğrunun, hakkın, erdemin peşinde koşmaya gayret etmiş bir dava adamı sıfatıyla sizlerin huzurundayım. Sultan Alparslan'dan Osman Bey'e, Fatih Sultan Mehmet'ten Yavuz Sultan Selim'e, Abdülhamit Han'dan Gazi Mustafa Kemal'e ve bugüne uzanan bir emaneti hakkıyla temsil etme iddiasıyla sizlerin karşısındayım." ifadelerini kullandı.

Bugün, ilhamını ecdadın bin yıllık şanlı mazisinden, cesaretini kendisinin 40 yıllık birikiminden, ufkunu evlatlarının önündeki bir asırlık beklentilerinden alan Türkiye Yüzyılı'nın müjdesini paylaştıklarını dile getiren Erdoğan, "Bugün burada, Cumhuriyetimizin 99 yılını 2023'te 100'e tamamlarken, bütün dikkatimizi, enerjimizi, çabamızı Türkiye Yüzyılı'nın inşasına hasredeceğimizin kararını, kulağı ve kalbi açık herkesle paylaşıyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın, ülkemizle birlikte bölgemizden başlayarak dünyanın her yerine demokrasi, kalkınma, barış, refah götürecek bir devrimin de adı olduğunun muştusunu tüm insanlıkla paylaşıyoruz. Hayırlı olsun. Hayırlısıyla olsun. Daha nice hayırlı adımlara vesile olsun." diye konuştu.

Cumhuriyetin ilk 99 yılının hangi sıkıntılarla hangi sancılarla hangi sarsıntılarla geçtiğini de bildiklerini ifade eden Erdoğan, geçen 20 yılda yaptıkları ile asırlık eksiklerin çoğunu giderdiklerini, ülkeyi en üst lige çıkarmış olsalar da bunu yeterli görmediklerini söyledi.

"Öyle kritik bir eşikteyiz ki bundan sonra atacağımız adımlarla ya bu ligin ön sıralarındaki yerimizi alacağız ya da tekrar geriye düşme riskiyle karşı karşıya kalacağız." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemizi, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla asırlık hedeflere yöneltirken, üstesinden gelinmesi hakikaten çok zor bir yükün altına giriyoruz. Ömründe tuğla üstüne tuğla koymamış, bir gönül tamir etmemiş, herhangi bir esere ve hizmete imza atmamış olanların rahatlığı sizi yanıltmasın. Ne diyor gönül sultanı; 'Kamil odur ki koya dünyada eser; eseri olmayanın yerinde yeller eser.' Eğer ülke ve millet olarak, eser üstüne eser koyarak yolumuza devam etmezsek, bir süre sonra yerimizde yeller esmesi kaçınılmazdır.

Sözümüz, işiten kulaklara, gören gözlere, hakkı konuşan dillere, kapısı açık kalpleredir. Türkiye Yüzyılı, kimlik siyaseti yerine birlik siyasetini, kutuplaştırma siyaseti yerine bütünleştirme siyasetini, inkar siyaseti yerine kucaklama siyasetini, tahakküm siyaseti yerine özgürlük siyasetini, nefret siyaseti yerine sevgi siyasetini ikame etmenin adıdır. Türkiye Yüzyılı, hakiki icraatları samimi kabullerle buluşturmanın, insani değerleri ideolojik fanatizmin önüne geçirmenin, hakkı teslim etmeyi bağnazlığa yeğ tutmanın, gerçeklere sırtını dönenlerin yönünü hakikate çevirmenin, böylece, hep birlikte daha büyük hedeflere yöneleceğimiz yeni bir başlangıcın adıdır."

"Arşivimize koyduğumuz her makası, ülkemizin kalkınma adımlarının birer izi olarak görüyoruz"
Erdoğan, açılan tesislerin kurdele kesiminde kullanılan makasların yer aldığı "Cumhurbaşkanlığı Makas Koleksiyonu"nu konu alan videonun izlenmesinin ardından, "Katıldığımız açılış törenlerinin ardından mutlaka alıp arşivimize koyduğumuz her makası, ülkemizin kalkınma adımlarının birer izi olarak görüyoruz." dedi.

Ülkedeki her bir ferdin, şahsını ve siyasetini takdir etmeyerek, tercihini farklı yönde kullanma hakkının elbette bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizim tek isteğimiz, şu gerçeklerin teslim edilmesidir. Bugün ülkemizde, evladının ana sınıfından üniversiteye kadar tüm kademelerde en iyi eğitimi almasını isteyen her aile, bu imkana, isterse hiçbir maddi külfete girmeden sahiptir. Sağlık sorunu yaşadığı için hastaneye giden insanımız, teşhisi, tedavisi, ilacıyla dünyada emsali olmayan bir hizmeti, en kaliteli ve ücretsiz şekilde almaktadır. Yaşlı ve engelli gibi dezavantajlı vatandaşlarımıza evde bakım dahil her türlü hizmet sunulmakta, düşük gelirli ailelerimiz kapsamlı yardımlarla desteklenmektedir. Gözü gibi bakıp büyüttüğü evladını askere gönderen anne-babalar, çocuğunun, başını ezdiğimiz terör örgütünün tehdidine maruz kalmayacağını bilmektedir. Evini doğal gazın kolaylığı, temizliği ve ekonomikliğiyle ısıtan, mutfağında, banyosunda aynı imkana sahip kardeşlerimiz hayatlarını konforla sürdürmektedir. Barajlarla, göletlerle, sulama tesisleriyle donattığımız topraklarımızın bereketiyle üretimi artan, kazancı çoğalan çiftçimizin refah düzeyi yükselmektedir.

TOKİ'den veya müteahhitten aldığı evinde güvenle oturan, sahip olduğu otomobilini keyifle kullanan vatandaşımız için bunlar, standart hayat seviyesi haline gelmiştir. Yaptığımız bölünmüş yollarda ve otoyollarda güvenli seyahat eden, isterse hızlı trenle isterse uçakla gideceği yere çabucak ulaşan insanımız, kendine daha çok vakit ayırabilmektedir. Sessiz devrimler sayesinde yıllarca ülkemizde ezilen, horlanan, ötekileştirilen tüm kesimler hak ve özgürlüklerini en geniş şekilde kullanabilmektedir. Daha açık bir ifadeyle, bizim arzumuz bu ülkede, sadece yanlışı söylemekle kalmayıp, doğruya doğru diyecek, hakkı teslim edecek bir anlayışı hakim kılmaktır."

"Türkiye Yüzyılı'yla birlikte, inşallah böyle bir zihniyet devrimini de gerçekleştireceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz 20 yılda, ülkemizde hizmet devrimini nasıl hayata geçirdiysek, Türkiye Yüzyılı ile birlikte, inşallah böyle bir zihniyet devrimini de gerçekleştireceğiz. Ülkesinin kazanımlarıyla gurur duyan, milli çıkarları her şeyin üstünde tutan, tehditler ve saldırılar karşısında tek yürek, tek bilek olan bir siyaset özlemimizin Türkiye Yüzyılı'yla hayata geçeceğini ümit ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Hükümete ilk geldiklerinde "Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." dediklerini dile getiren Erdoğan, birilerinin o zaman bu sözü kendilerince küçümsediğini, istihzayla karşıladığını aktardı.

"Aslında bunların küçümsedikleri bizim sözümüz değil, bizim nezdimizde bizatihi milletimizin kendisiydi." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Başını soktuğu derme çatma gecekondusunda gece yarısı kalkıp bizim için dua eden piri fanileri küçümsüyorlardı. Vesayetin desteğiyle eğitimden iş hayatına her alanda dışladıkları, önünü kestikleri gençlerimizi küçümsüyorlardı. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını kendi statülerinin sembolü olarak gördükleri için oraya gelen halk çocuklarını küçümsüyorlardı. Asker evladının yemin törenini tel örgüler ardından yaşlı gözlerle izleyen yemenili anneleri, sakallı babaları küçümsüyorlardı. Sadece kendilerine hak gördükleri kamu hizmetlerine talip olan, orta ve büyük ölçekli özel sektör girişimlerinde yer almak isteyen insanımızı küçümsüyorlardı.

Biz, hiçbir ayrım yapmaksızın milletimizi tüm fertleriyle işte bu zihniyetin küçümsemesinden de dışlamasından da engellemesinden de kurtaracak adımları attık. Eğitimden girişimciliğe her alanda fırsat eşitliğini temin edecek eserler verdik, hizmetler gerçekleştirdik. İnsanımızı, gelişmiş ülkelerde ne varsa hepsine sahip olabileceği, üstelik bunlara güçlü bir sosyal devlet şemsiyesi altında kolayca ulaşabileceği bir altyapı kurduk."

Eğitimde, yükseköğretim dahil 10,3 milyar lira olan yıllık bütçeyi, 304 milyar liranın üzerine çıkardıklarını kaydeden Erdoğan, derslik sayısının da 343 binden 612 bine yükseltildiğini ifade etti.

Yeni atanan 750 bin öğretmenle toplam öğretmen sayısının 1 milyonun üzerine çıktığını bildiren Erdoğan, toplam 3,5 milyar ders kitabının öğrencilere ücretsiz dağıtıldığını belirtti.



Erdoğan, şöyle devam etti:

"Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik personel sayımızı 70 binden 184 bine ulaştırdık. Katsayı adaletsizliğine son vererek, evlatlarımıza yükseköğrenimde fırsat eşitliği sağlarken, mesleki eğitimi de yeniden cazip hale getirdik."

Sağlıkta, hastane yatak sayısının 164 binden 264 bine çıkarıldığını kaydeden Erdoğan, "Toplamda 28 bin 987 yataklı 20 şehir hastanemizi tamamlayıp onları da hizmete sunduk. Halen 15 bin 75 yatak kapasitesine sahip 13 şehir hastanemizin inşasına devam ediyoruz. Sağlık personeli sayımızı 1 milyon 350 bine çıkartarak, sağlık kuruluşlarımızı en modern araç-gereçlerle donatarak, milletimize en kaliteli hizmetin verilmesini sağladık." diye konuştu.

Gençlik ve sporda, gençlik merkezi sayısının 9'dan 419'a yükseltildiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Toplam spor tesisi sayımızı 1575'ten 4 bin 290'a çıkardık. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi burası da çok önemli, 182 binden 850 bine ulaştırdık. Fakat şimdi bir yere daha geliyorum, yükseköğrenim burs ve kredi tutarını lisans öğrencileri için göreve geldiğimizde 45 liraydı. Şimdi ne oldu 850 liraya çıkardık. Yüksek lisans öğrencileri için 90 liraydı, onu da 1700 liraya, doktora öğrencileri 135 liraydı, 2 bin 550 liraya yükselttik. Yurtlarımızda kalan öğrencilerimize aylık 800 lira beslenme yardımı yapıyoruz.

Aile ve sosyal hizmetlerde son 20 yılda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 540 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Engelli vatandaşlarımıza verdiğimiz diğer desteklerin yanı sıra engelli memur sayımızı 5 bin 777'den 66 bine ulaştırdık. Yaşlılarımıza, evde bakımdan gündüzlü bakıma kadar pek çok hizmet sunuyoruz. Devlet korumasındaki çocuklarımızı, önceliği ailelerinin yanında kalmalarına vererek, eğitimden istihdama her alanda destekliyoruz. Sosyal yardım şemsiyemizi, elektrikten doğal gaza pek çok başlıktaki destekle gerçek ihtiyaç sahibi her aileyi kapsayacak şekilde genişletiyoruz. Şehit yakını ve gazilerimize hayatın her alanında sahip çıkıyoruz."

Suriye'deki güvenli bölgelere 530 bin gönüllü dönüş yaptı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına şiddeti bir insanlık suçu olarak gördüklerinin altını çizerek, "Bir insanlık suçu olarak gördüğümüz kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda çok önemli mesafe kat ettik. Kadın hakları ile ailenin korunmasını, birbirinin alternatifi değil, birbirinin tamamlayıcısı gören bir anlayışla çalışmalarımızı yürütüyoruz." ifadelerini kullandı.

Çalışma ve sosyal güvenlik konusunda yapılanlara da değinen Erdoğan, "Net asgari ücreti hem çalışanı hem işvereni koruyacak tedbirlerle 184 liradan 5 bin 500 liraya çıkardık. Aktif sigortalı sayımızı 12 milyondan aldık 25,3 milyona, toplam istihdamı 31 milyonun üzerine yükselttik." dedi.

Erdoğan, adalet konusunda ise "Hakim ve savcı sayımızı, FETÖ ihanet çetesi mensuplarında yaptığımız büyük temizliğe rağmen, 9 bin 349'dan 22 bin 727'ye yükselterek, kürsülerdeki eksikleri giderdik. Mahkeme sayısını adli yargıda yüzde 91, idari yargıda yüzde 42 artırarak, 278 hizmet binası inşa ederek, yargı teşkilatımızın altyapısını güçlendirdik." diye konuştu.

İçişlerinde yapılan çalışmalara da değinen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ülkemizin güvenliği için gece gündüz çalışan Emniyet Genel Müdürlüğümüzün, Jandarma Genel Komutanlığımızın, Sahil Güvenlik Komutanlığımızın personel sayısını toplamda 538 bine çıkardık. Her türlü suçla ve suçluyla mücadeleyi etkinleştirerek, insanlarımızın sokakta, evinde, iş yerinde huzurla hayatlarını sürdürebilmesini sağladık. Kamu yönetim sisteminin en alt birimi olan muhtarlıklarımıza, valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler nezdinde muhataplıklar tesis ettik. Demokrasimizin uç beyleri muhtarlarımızı, asgari ücret düzeyinde gelire kavuşturarak, sosyal güvenlik primlerini karşılayarak, daha pek çok sorunlarını çözerek her alanda güçlendirdik.

Afet yönetiminden eğitim ve yardım faaliyetlerine kadar geniş bir alanda sivil toplum kuruluşlarımızın sayısını 76 binden 122 bine yükselterek, kurumsal kapasitelerini genişleterek, maddi destek vererek etkinliklerini artırdık. Dünyanın en etkin afet yönetimi kurumu olan AFAD'ı kurarak, arama-kurtarmadan zararların telafisine kadar her konuda vatandaşlarımızı sahipsiz bırakmadık. Düzensiz göçle etkin mücadele için 18 bin kişi kapasiteli 30 geri gönderme merkezi kurduk. Suriye'de oluşturduğumuz güvenli bölgelere, yaklaşık 530 bin kişinin gönüllü dönüş yapmasını temin ettik."

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Pençe, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı harekatları ve Pençe-Kilit Operasyonu ile Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu parçalayıp attıklarını vurgulayan Erdoğan, "Darbe ve cunta izlerinden temizlediğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimizin dünyanın en güçlü orduları arasındaki seçkin yerini tahkim ettik." dedi.

Ulaştırmada bölünmüş yol mesafesini 6 bin 100 kilometreden 28 bin 722 kilometreye, otoyol uzunluğunu 1714 kilometreden 3 bin 633 kilometreye çıkardıklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kara yolu tünel sayımızı 83'ten 469'a, kara yolu tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 664 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 731 kilometreye yükselttik. Toplam 1460 kilometre uzunluğunda hızlı tren ağı, ilaveten toplam 2 bin 102 kilometre uzunluğunda yeni demir yolu ağı yaparken, 8 bin 547 kilometre uzunluğunda mevcut hattı da elektrikli ve sinyalli hale getirdik. Hava yollarında, 26'dan devraldığımız havalimanı sayımızı 31 ilaveyle 57'ye, denizcilikte tersane sayımızı 37'den 84'e çıkardık.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde, 2002 yılında sadece 3 bin olan geniş bant abone sayısını 89,5 milyona, elektronik devlet kullanıcı sayısını 61 milyona yükselttik. İnşallah fiber internet altyapımızı da süratle yaygınlaştırarak, yakında hedeflerimize uygun seviyeye getireceğiz."

"Türkiye genelinde 455 millet bahçesini hizmete açtık"
Çevre, şehircilik ve iklim değişikliği alanında yapılanlar hakkında da bilgi veren Erdoğan, TOKİ eliyle toplam 1 milyon 170 bin konutun üretildiğini, 3 milyon konutun dönüşümünün tamamlanarak, 12 milyon vatandaşın güvenli konutlarda yaşamasının sağladığını dile getirdi.

Erdoğan şöyle devam etti:

"Ayrıca, 45 ilimizde 80 tarihi kent merkezimizi yeniliyor, 30'dan fazla sanayi alanımızı şehir dışına taşıyoruz. Son olarak, 500 bin sosyal konut, 1 milyon konut amaçlı arsa, 50 bin iş yeri hedefimizi milletimizle paylaştık. Bu büyük projenin ilk etabı olan 250 bin sosyal konutu, 100 bin konut arsasını ve 10 bin iş yerini iki yıl içinde tamamlıyoruz. 81 şehrimize, 81 milyon metrekare millet bahçesi yapma hedefimiz; Türkiye genelinde 455 millet bahçesini hizmete açtık veya inşasına devam ediyoruz."

Tarım ve ormanda, son 20 yılda çiftçilere verilen toplam 216 milyar lira tutarındaki tarımsal desteğin, cari değerle 500 milyar liraya yakın bir rakama karşılık geldiğini vurgulayan Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

"Daha önce 40 milyar lirayı bile bulmayan tarımsal gayrisafi yurt içi hasılamızı, geçtiğimiz yıl itibarıyla 407 milyar liraya yükselttik. Baraj sayımızı 276'dan 930'a, hidroelektrik santrali sayımızı 97'den 730'a, içme suyu tesisi sayımızı 84'ten 370'e ve sulama tesisi sayımızı 1764'ten 3 bin 325'e çıkardık. Dünyada orman varlığını artıran ender ülkelerden biriyiz. Hayvan varlığımızı, ihtiyacını karşılayacak seviyeye getirirken, evcil hayvanların korunması konusunda da dünyanın en ileri düzenlemelerini gerçekleştirdik."

"Dış ticaret hacmimizi 500 milyar dolara ulaştırdık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hazine ve maliye alanında atılan adımlara ilişkin bilgileri de paylaştı.

"Milli gelirimizi 238 milyar dolardan aldık, 1 trilyon dolar sınırına kadar getirdik." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Satın alma gücü paritesine göre ülkemizi dünyanın en büyük 11'inci, Avrupa'nın 4'üncü büyük ekonomisi konumuna çıkardık. Ülkemiz gayrisafi yurt içi hasıla bakımından son 20 yılda reel olarak yüzde 172 ve dolar bazında yüzde 237 büyüme kaydetti. Yılda ortalama yüzde 5,5 büyüyen Türkiye ekonomisi, 2021 yılında bunu ikiye katlayarak yüzde 11 seviyesine ulaştı. İnşallah enflasyonu kontrol altına alarak, ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütmeyi sürdüreceğiz. Ticarette ihracatımızı 36 milyar dolardan aldık, 250 milyar doların üzerine çıkarırken, dünyada 228 ülke ve bölgeye yaygınlaştırdık. Dış ticaret hacmimizi de 500 milyar dolara ulaştırdık. Bin yıldır milletimizin bel kemiği olarak gördüğümüz esnaf ve sanatkarlarımızı, tüm imkanlarla destekledik, güçlendirdik."

"Ülkemizi savunma sanayinde zirveye doğru taşıyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dışişleri alanında dış temsilcilik sayısının 163'ten 255'e çıkartarak temsil ağının yaygınlaştırıldığını kaydetti.

Türkiye'yi tüm uluslararası platformlarda söz ve etki sahibi bir konuma yükselttiklerine işaret eden Erdoğan, savunma sanayine ilişkin ise "Kendi ihtiyacımızı karşılamanın ötesinde, İHA'lar, SİHA'lar, Akıncılar, kara araçları, deniz platformları başta olmak üzere, 170 ülkeye savunma sanayi ürünleri ihraç edebilen bir ülke durumuna geldik." ifadelerini kullandı.

"Asırlık eksiklerimizi 20 yılda tamamlayarak, ülkemizi savunma sanayinde zirveye doğru taşıyoruz." ifadesini kullanan Erdoğan, sanayi ve teknolojide kurulan 152 yeni organize sanayi bölgesi, 29 endüstri bölgesi ve 94 teknoparkla Türkiye'nin üretim gücünün artırıldığını bildirdi.
Erdoğan, "Milli Uzay Programımızı oluşturarak, bir vatandaşımızı önümüzdeki yıl uluslararası uzay istasyonuna gönderme hazırlıklarına başladık." dedi.

Türkiye'yi salgın ve savaşla sarsılan dünyanın yeni üretim ve tedarik merkezi haline getirecek altyapıyı kurup geliştirdiklerini ve şimdi de büyüttüklerini belirten Erdoğan, enerjide toplam kurulu gücü, 31 bin 846 megavattan 101 bin 518 megavata yükselttiklerini belirtti.

"Karadeniz'de toplam 540 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfettik. İnşallah yakında, enerjide yeni müjdelerin sevincini milletimizle paylaşacağız" diyen Erdoğan, yerli ve yenilenebilir enerji üretimine yaptıkları yatırımlarla ülkenin dışa bağımlılığını merhale merhale azalttıklarını söyledi.

Erdoğan, "İşte Rusya ile yaptığımız görüşmeler neticesinde Sayın Putin'in de açıklamalarını duydunuz. İnşallah Rusya'dan doğal gazı Türk Akım olarak Türkiye'den dağıtımını Avrupa'ya yapacağız. Bunlar durup dururken olmadı. Bunlar işte gerçek manada diplomasi nedir, bu diplomasinin işletilmesiyle oldu." dedi.

"Seçim tarihine kadar milletimizle paylaşacağımız yeni projelerimiz de olacak"
Kültür ve turizmde dünya mirası listesinde bulunan varlık ve alan sayısını arttırdıklarını dile getiren Erdoğan, Vakıflar Genel Müdürlüğü vasıtasıyla restore edilen eser sayısını 46'dan 5 bin 781'e çıkardıklarını kaydetti.

Erdoğan, salgının en çok vurduğu turizm sektöründe zararları hızla telafi etmekle kalmayıp, 50 milyon turist, 44 milyar dolar turizm geliri hedefine doğru ilerlediklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, TRT gibi kurumlar vasıtasıyla, tüm gönül dostlarının yanında olmaya devam ettiklerini söyledi.

Ne kadar özetlenirse özetlensin eser ve hizmetlerin anlatmakla bitmediğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bir de Türkiye Yüzyılı programıyla, Cumhuriyetimizin ikinci asrı için yapmayı hedeflediğimiz çalışmalar var. Biz, her seçimde milletimizin karşısına, herkesi kendine hayran bırakan dev projelerle çıkmış bir siyasi kadroyuz. Hamdolsun, verdiğimiz sözlerin hemen tamamını gerçekleştirerek milletimizin hizmetine sunmayı başardık.

Bu çerçevede Kanal İstanbul Projesi, muhalefet ne diyor, Kanal İstanbul'a karşı çıkıyor. Siz zaten bugüne kadar neye karşı çıkmadınız ki? Her atılan adıma karşı çıktınız. Dikili bir taşınız yok. Biz, 'Kanal İstanbul'u yapacağız.' diyoruz, onlar diyor ki 'Olmaz.' Yapacağız. Bak köprünün temelini attık Kanal İstanbul'da, şu anda o yürüyor. İnşallah yakında da Kanal İstanbul'un çalışmaları başlayacak ve İstanbul Boğazı'nı çevre tehdidinden kurtaracağız. Neyle? Kanal İstanbul'la. Ama bu muhalefetin kafası basmaz, anlamaz bunlar anlamaz. Az önce 18 Mart Çanakkale Köprüsü'nü gördünüz değil mi? Bunlar ona da'Hayır' diyorlardı, yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne de hayır diyorlardı, yaptık. Osmangazi'ye de hayır diyorlardı, yaptık. Siz ne derseniz deyin, biz yürüyoruz. Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan. 'Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan' diyerek yolumuza devam ediyoruz. Bu proje, Türkiye Yüzyılı'mızdaki sözlerimizden biri olarak hedeflerimiz arasındaki yerini korumaktadır. Seçim tarihine kadar elbette milletimizle paylaşacağımız yeni projelerimiz de olacak."

"Türkiye Yüzyılı huzurun yüzyılıdır"
Bugün sadece Türkiye Yüzyılı vizyonunun ruhu, felsefesi ve özünü anlatmak istediğini söyleyen Erdoğan, Türkiye Yüzyılı'nın sürdürülebilirliğin yüzyılı olduğunu, bu anlayışla ülkede, hayatı tüm unsurlarıyla kucaklayan ekosistemi güçlendirirken, dünyada da aynı yönde adımlar atılması için mücadele edeceklerini bildirdi.

Erdoğan, sürdürülebilirliğin ana eksenini oluşturan çevrenin korunması, ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme alanlarında, tüm kurumlarla ve tüm taraflarla birlikte ortak hedeflere yürüyeceklerini ifade etti.

Türkiye Yüzyılı'nın huzurun yüzyılı olduğunu belirten Erdoğan, "Dünya, göçün sembolü haline dönüştüğü derin ekonomik adaletsizlikler, sosyal parçalanmalar, siyasi savrulmalar yaşarken, biz tam ortasında bulunduğumuz bu sıkıntılı fotoğraftan da ayrışıyoruz. Kendi güvenlik ve refahlarından başka bir öncelikleri olmayanların aksine biz, huzuru bölgemizle ve tüm dünyayla birlikte oluşturacağımız ortak iklimde aramaya devam edeceğiz. 'Dünya beşten büyüktür.' çağrımızın temelinde de bu anlayış vardır." diye konuştu.

"Ulaşamayacağı hedef yoktur"
Türkiye Yüzyılı'nın başarının yüzyılı olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toprakları vatan yapan ecdattan aldıkları ilhamla, girdikleri her mücadeleyi başarıyla sonuçlandıracak öz güvene, dirayete, azme ve kabiliyete sahip olduklarını belirtti.
Erdoğan, "Ülkemizi daha nice başarılarla, daha nice ilklerle, enlerle tanıştırarak Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında ülkemizi zirveye çıkartmakta kararlıyız." dedi.

Türkiye Yüzyılı'nın güven ve istikrarın yüzyılı olduğunu bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Küresel düzeyde söz, etki, üretim, ihracat, istihdam gücü kazanan ülkemiz, bunu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle garanti altına aldığımız güven ve istikrar iklimi sayesinde elde etmiştir. Bölgesinde ve dünyada gücü giderek artan Türkiye'nin, yönetimde istikrar ve güvene sıkı sıkıya sahip çıkması halinde ulaşamayacağı hedef yoktur. Günü kurtarmak değil geleceği inşa etmek için istikrarı tahkim ederek ülkemize eser ve hizmet kazandırmayı sürdüreceğiz. Ülkemizi bu sayede en kısa sürede 1 trilyon dolar dış ticaret hacmine, 100 milyar dolar turizm gelirine kavuşturacağız."

"Türkiye'yi en büyük sanayi ve ticaret merkezlerinden biri haline getireceğiz"
Türkiye Yüzyılı'nın üretim yüzyılı olduğunu kaydeden Erdoğan, yerli ve milli, yenilikçi ve yeşil üretim ekonomisi anlayışıyla, Milli Teknoloji Hamlesinin desteğiyle, sanayiden tarıma her alanda dünyadaki rekabet gücünü artırdıklarını bildirdi.

Erdoğan, "İleri teknolojiye dayalı, yüksek katma değerli, geniş pazarlı, istihdamı artıran doğru üretim alanlarını destekleyerek, Türkiye'yi en büyük küresel sanayi ve ticaret merkezlerinden biri haline getireceğiz. Önümüzdeki dönemi, bu doğrultuda yeni ve etkin üretim stratejilerini konuşup hayata geçireceğimiz bir sürece dönüştürüyoruz." dedi.

Türkiye Yüzyılı'nın verimliliğin yüzyılı olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Salgın ve savaşın tetiklediği ekonomik dalgalanmalar küresel düzeyde enerji, sağlık ve gıda krizlerini derinleştirirken, biz bu kötü gidişten ayrışmayı zaten başardık. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütecek Türkiye Ekonomi Programı'nı da verimlilik üzerine bina ediyoruz. Kendimiz ve dünya için hayati öneme sahip alanlarda üretimi ve ihracatı artıracak, yeşil kalkınma devrimine katkı verecek faaliyetleri, verimlilik ilkeleriyle daha da geliştireceğiz."

"Küresel dijital devrim ekonomisinin de öncülüğünü yapacağız"
Türkiye Yüzyılı'nın gücün yüzyılı olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli ve milli kalkınma stratejileri doğrultusunda attıkları her adım ve kazandıkları her başarının, Türkiye'nin gücüne güç kattığını söyledi.

Erdoğan, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik bir güç olarak küresel düzeydeki yükselişini, ahenkli bir yönetim ve daha da geliştirecekleri altyapıyla sürdüreceklerini, hiçbir alanda duraklamaya veya gerilemeye mahal vermeden, doğru hedefler, doğru kararlar, doğru adımlar yoluyla büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını tamamlayacaklarını bildirdi.

Türkiye Yüzyılı'nın dijitalin yüzyılı olduğunu belirten Erdoğan, "Çağı yakalamaya çalışan ülkeden, çağa yön veren ülkeye giden bir yolculuk içindeyiz. Bunun için, dijital teknolojiler alanında ülkemizi, metaverseden blokzincire kadar her alanda en üst seviyeye çıkartacağız. Dünyanın en yaygın ve etkin e-Devlet altyapısını kurmuş, orta ve yüksek teknolojiye dayalı üretimini hızla geliştiren bir ülke olarak, küresel dijital devrim ekonomisinin de öncülüğünü yapacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Dezenformasyona karşı etkili tedbirler almayı sürdüreceğiz"
Türkiye Yüzyılı'nın iletişimin yüzyılı olduğunu aktaran Erdoğan, "Millet ve devlet, devletimizle diğer ülkeler arasındaki iletişimi hızlı, sürekli ve şeffaf hale getirecek düzenlemeleri, sosyal huzurun ve milli güvenliğin teminatı olarak görüyoruz. Vatandaşımızı ve dünyayı, güvenilir kaynaklar aracılığıyla doğru ve zamanında bilgilendirecek altyapıyı güçlendirmeyi, dezenformasyona karşı etkili tedbirler almayı sürdüreceğiz." diye konuştu.

Türkiye Yüzyılı'nın bilimin yüzyılı olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bilimin ve teknolojinin ilerleyişinin, insanlığın geleceğini ne yönde etkileyeceğinin farklı boyutlarıyla tartışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizde, insanımızın hayat kalitesini artırmaya yönelik olarak kamuda ve özel sektörde yürütülen bilimsel çalışmaları destekleyerek, bu alanda da söz ve iddia sahibi konuma ulaşmayı planlıyoruz.

Uluslararası sıralamaların ilk 500'ünde en az 10 üniversitemizin yer almasını sağlayacak, 2030 yılında 10 milyonu bulacağı öngörülen uluslararası öğrenci sayısından, halen 300 bine yakın olan payımızı 1 milyona çıkartacağız."

Türkiye Yüzyılı'nın kalkınmanın yüzyılı olduğunu bildiren Erdoğan, "Tarihimizin en büyük kalkınma atılımını gerçekleştirirken, küresel krizler karşısında kendi önceliklerimizi korumayı da başardık. Ülkemizi 81 vilayetiyle kavuşturduğumuz, her alanda çağın ihtiyaçlarına cevap verecek, hatta kimi alanlarda gelişmiş devletlerin önüne geçirecek altyapıyı daha da geliştireceğiz." dedi.

Erdoğan, küresel krizi fırsata dönüştürerek, Türkiye'yi asıl hedeflerine ulaştıracak yeni bir ekonomik ve sosyal kalkınma atılımını gerçekleştirmenin eşiğinde bulunduklarını, milli geliri artırdıkça, her kesimden vatandaşların bundan hak ettiği payı adil bir şekilde almasını da sağlayacaklarını belirtti.

"Barış için samimi gayret gösteren tek ülke durumundayız"
Türkiye Yüzyılı'nın başarının yüzyılı olduğunu belirten Erdoğan, "Dört bir yanımızda savaşın, çatışmaların ve gerilimlerin arttığı bir dönemde, tüm taraflarla eşit, ahlaki, adil bir ilişki tesis ederek, barış için samimi gayret gösteren tek ülke durumundayız. Milli menfaatler, uluslararası ilkeler ve çok yönlü dengeler üzerinde, hem masada hem sahada sergilediğimiz insani ve vicdani duruş giderek daha çok takdir topluyor." diye konuştu.

Erdoğan, gelecek dönemde, bu yaklaşımı daha da genişletip etkinleştirerek insanlığın hizmetine sunmayı sürdüreceklerini bildirdi.

Türkiye Yüzyılı'nın değerlerin yüzyılı olduğunu kaydeden Erdoğan, "Tarihin, hepsine de sahip çıktığımız en kadim medeniyetlerinin membaı