Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ekim ayına ilişkin fiyat gelişmeleri değerlendirmesini yayımladı. Değerlendirmede Ekim enflasyonunda en belirgin katkının enerji ve tütün ürünlerinden geldiği belirtildi. Değerlendirmede TCMB Ekim döneminde çekirdek B ve C göstergeleri yakın dönem eğilimlerinde yavaşlama kaydedilmekle birlikte yüksek seviyelerin korunduğunu bildirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ekim ayı enflasyon gelişmelerinde artan enerji fiyatlarına dikkat çekti.
TCMB'nin değerlendirmesine göre yıllık enflasyon gıda ve temel mal dışındaki gruplarda yükseliş kaydederken, bu artışa en belirgin katkı enerji ve tütün ürünlerinden geldi.
Banka Ekim ayında petrol, propan, bütan, kömür gibi enerji fiyatlarının dolar bazında kayda değer bir oranda yükseldiğini, Türk lirasındaki görünüm ile birlikte yurt içi enerji kalemlerinde yüksek fiyat artışları kaydedildiğini belirtti.
Bankanın değerlendirmesine göre, tütün ürünlerindeki fiyat artışının tüketici enflasyonuna etkisi 0,30 puan civarında oldu.
"Çekirdek göstergelerde yüksek seviyeler korundu"
TCMB'nin aylık fiyat gelişmeleri değerlendirmesinde lokanta ve otel grubu fiyatlarındaki yükseliş eğiliminin hizmet yıllık enflasyonunu olumsuz yönde etkilemeye devam ettiği ifade edildi.
Temel mal yıllık enflasyonunun dayanıklı tüketim malları fiyat gelişmelerine bağlı olarak yavaşladığına dikkat çeken TCMB gıda yıllık enflasyonundaki gerilemede ise taze meyve fiyatlarındaki düzeltme hareketinin etkisinin hissedildiği belirtti.
TCMB'ye göre emtia fiyatları Ekim ayında enerji, metal ve tarımsal ürünler öncülüğünde olumsuz bir seyir izlemiş ve dış fiyat baskıları belirginleşti.
Bu gelişmelere ek olarak, artan tedarik sıkıntıları ile birlikte üretici fiyatlarının enerji ve ara mali sektöründe belirgin olmak üzere alt gruplar genelinde yükseldiği de ifade edildi.
Merkez Bankası'nın değerlendirmesinde çekirdek göstergelere ilişkin ise şu ifadeler kullanıldı:
Bu dönemde B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonları sınırlı bir oranda gerilerken, göstergelerin yakın dönem eğilimlerinde Ekim ayında da yavaşlama kaydedilmekle birlikte yüksek seviyeler korunmuştur.
‘YÖNETMELİK TÜM HUKUK SİSTEMİNİ ÇİĞNEDİ’
12 Ekim 2021’de Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik ile döviz bürolarının çalışma usullerinde, şirket kuruluş ve devirlerinde ciddi düzenlemeler yapılmıştı.
Bu kapsamda, döviz alım satımlarında kimlik tespiti zorunlu hale gelmişti.
Ayrıca, A grubu yetkili müesseselerin ödenmiş sermaye şartı 5 milyon TL’den 10 milyon TL’ye B grubu yetkili müesseselerin ödenmiş sermaye şartı ise 1 milyon TL’den 5 milyon TL’ye çıkarılmıştı. Müesseselerden sermaye şartını 31 Aralık 2022’ye kadar yerine getirmeleri istenmişti.
Yetkili Müesseseler Derneği’nin yaptığı yazılı açıklamada, ortak bir strateji belirleme ve haklı mücadele ortaya koyabilmek için her şehirden döviz bürosu sahiplerinin, avukat ve mali müşavirlerinin yer aldığı bir çalışma toplantısının yapıldığı belirtildi.
Açıklamada “Yayımlanan yönetmelik, tüm hukuk sistemini çiğnemiş ve sektörün gerçeklerinden bihaber olarak hazırlanmıştır” denildi.
BİRKAÇ FİRMANIN ELİNE GEÇME TEHLİKESİ’
“Yapılan mevzuat değişikliği ile döviz bürolarının adeta nefesi kesilmekte ve işletmelerin çalışamaz hale gelmesine neden olmaktadır” denilen açıklamada,
“Bu yönetmelik, sektörün birkaç firma eline geçmesine sebebiyet verecektir. Birçok hukuka aykırılığı barındıran bu mevzuata Türkiye’de faaliyet gösteren tüm döviz büro sahipleri ve çalışanları tepkilidir” ifadelerine yer verildi.
TÜM SİYASİ PARTİLERİ ZİYARET EDECEKLER
Açıklamada ayrıca, sorunun çözümü için sektör temsilcilerinin ilerleyen günlerde Ankara’ya giderek tüm siyasi parti genel merkezlerini ziyaret edeceği ve Cumhurbaşkanı ile görüşerek yönetmeliğin iptali için yardım isteyecekleri de belirtildi.
Döviz Büroları Yetkili Müesseseler Derneği Başkanı Seyran Çakmakçı da konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Çakmakçı, yeni düzenlemeyle işletmelere ağır ve akıl almaz yaptırımlar getirildiğini savundu.
‘KAYNAK YARATMA ADINA GÖZÜ KARARTTILAR’
Döviz bürolarından hisse devri veya adres nakli esnasında 2 milyon ile 6 milyon lira arası ücret talep edildiğini belirten Çakmakçı, “Dünyanın en geri kalmış ülkelerinde dahi böyle bir uygulama yokken ülkemizde bu tür bir yasal düzenleme yürütmenin yönetim kabiliyetini ne denli yitirdiğinin kanıtıdır. Hazine kaynaklarının sıfırlanmış olması yürütmeyi nereden ve nasıl kaynak yaratırız telaşına sevk etmiş, böylelikle yürütme kaynak yaratmak adına gözünü karartarak mevcut yasaları hiçe sayarak tebliğler (kanunlar) çıkartmaya başlamıştır. Bu tebliğ ile ülke genelinde mevcut 800 döviz bürosu işletmesine tabiri caiz ise yürütme el koymuştur” dedi.
Çakmakçı, söz konusu yönetmelikle karşılaştıkları zorlukları madde madde şöyle özetledi:
*Bahse konu yönetmelik ile döviz büroları iş yerlerinin haricinde gayrimenkul edinemiyorlar. Ülkemizde diğer para ve finans piyasalarında faaliyet gösteren kurumlara böyle bir yaptırım yok.
*Sermayelerin 1 yıl içerisinde artırılma zorunluluğu; A tipi Döviz Büroları 5 milyon olan sermayelerini 10 milyon liraya (yüzde 100) B tipi Döviz Büroları 1 milyon olan sermayelerini 5 milyon liraya (yüzde 400) artırmak zorundalar. Burada hakkaniyet, ölçülülük ve artış kriteri yoktur.
*Şube açma kısıtlaması; A ve B grubu döviz büroları (artık) izne bağlı olarak istedikleri yerde şube açamıyorlar. Şube açma müracaatında bölge sınırlaması var.
*Döviz bürolarında temsil sınırlaması; Yeni tebliğ ile A.Ş. niteliğinde kurulmuş ve faaliyet gösteren döviz bürolarına yüzde 50 payın üzerindeki ortaklarca temsil yetkisi verildi. Payınız küçük ise temsil yetkiniz yok. Haricen dışarıdan profesyonel temsilci atayamıyorsunuz.
*Bankalarda işlem yapma kısıtlaması; İlgili yönetmelik bankalar üzerinden yapılan işlemleri aynı gün yapma zorunluluğu getirmiştir. Aynı gün yapılamayan işlemlerde işlemin gerçekleşememesinin sebebini bankadan yazı ile tevsik zorunluluğu getirilmiştir.
*T.C. Kimlik Numarası/Pasaport Numarası veya Vergi Numarası zorunluluğu; İlgili yönetmelik (daha önce belirli miktardaki işlemlerden T.C. Kimlik Numarası/Pasaport Numarası veya Vergi Kaydı talep edilirken) 1 dolar alan vatandaştan dahi bu bilgileri almamızı emretmektedir
*Denetimler esnasında faaliyetin durdurulması; Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan denetimlerde işletmelerimizin kapıları kilitlenerek faaliyetlerimiz durduruluyor.
*İnceleme, denetim, icra takibi, haciz ve ihtiyati tedbir hallerinde hisse devrine izin verilmeyeceği; Tebliğ ile bu kısıtlama bizleri zor duruma sokmaktadır.
''Sitemizdeki reklamlara tıklayarak bize destek olan tüm abonelerimize teşekkürler''
-E-POSTA LİSTEMİZE KAYIT OLUN Önce siz öğrenin,bir adım önde olun.























